ERGENEKON/BALYOZ'da bile böyle kumpas görülmemişti!..
Kadriye Ergül...
AKP'nin meşhur trolü sidikli Kadriye Ergül'ün tek işi sabahtan akşama kadar ATATÜRK'e küfür etmektir.
Bu makyajlı domuz yavrusu, benim kendisine CİNSEL TACİZ'de bulunduğumu iddia ederek Giresun Adliyesi'nde savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nde SEGBİS üzerinden görülen duruşmada...
Hâkim sidikliye sordu...
Kızım bu senin kıçını mı elledi?!..
Evet hâkim bey...
İyi de adam suç tarihinde Kamboçya'daymış... (Arada 11 bin kilometre var)
Irım kırın...
Hâkim söz vermeden araya girdim...
Hâkim bey, hâkim bey... Benim bu 1.50 boyunda, ağustos ayında pardesü giyen AKtrolün kıçını ellemiş olmam, hayatın doğal akışına aykırı olduğu gibi, ayrıca benim estetik anlayışıma aykırıdır... İhtiyacım da yoktur...
SONUÇ: BERAAT
Sonradan bu sidikliyi savcılığa şikâyet ettim, iftira nedeniyle...
Savcı aynen şöyle dedi...
Bu Kadriye Ergül hakkında onlarca kadın şikâyetçi olmuş...
O kadınlar kimler mi?..
Atatürkçü kadınlar...
Kadriye Ergül tarafından hakarete uğrayan Atatürkçü kadınlar...
Kadriye'nin görevi Atatürkçülere çamur atmak...
Saray'dan maaşlanıyor...
CEM AKKILIÇ
5 Ekim 2021
AKTrol Kadriye Ergül piyasadan kayboldu. Herhalde AKP ondan o AKP'den umudu kesti...
Cem Akkılıç Venedik...
İtalya'nın turist merkezi Venedik muhteşemdi... Bir ara kaybolduk labirenti andıran dar sokaklarda... Gotik binalar, İtalyan lokantaları, şarap içilen mekanlar ve tarihi doku gerçekten büyüleyici... İtalya'da başta Ancona, Savona olmak üzere bir çok kenti gezdim ama Venedik hepsinden farklı ve çekici... Şehrin atmosferi insanı içine çekiyor... Pozitif enerji yüklüyor bu şehir misafirlerine...
Bazı dönemlerde Venedik'i su basıyor ve turistlere çizme dağıtıyorlar. Hatta sokaklara demir iskeleler yerleştiriyorlar...
Türkiye'den sonra İtalya benim ikinci vatanımındır...
Aşağıda Venedik fotoğraflarımı yayınladım...
Cem Akkılıç İtalya Venedik günleri...
Müslüman olmaya karar verdim...
*
*
Yılmaz Özdil'e Kamboçya'dan mektup...
Yani koskoca kainat lideri Tayyip'in, kendisini kıskanan Almanya gibi bir ülkenin Türkiye'deki büyükelçileri ile görüşüp FETÖCÜLERİ iade edin, ya da ülkemizi yirmi dört saat içinde terk edin diyerek zamanını harcamasına hiç gerek yok...
12 yıldır blog yazıyorum... Yazılarımda Tayyip'i eleştiriyorum... Bu nedenle yıllarca zulümün kralını yaşattıkları için Kamboçya'ya yerleştim... 2018 yılının ocak ayında Tayyip pasaportuma el koydurdu... Pasaportsuz kaldığım için Göçmenlik Hapishanesi'ne düştüm... Ellinci yaş günüme hapishanede girdim ve bu elli yıllık yaşamımda; bir tek yüz kızartan suç işlemedim... Fikir özgürlüğü kapsamında yazılar yazdığım için pasaportuma hukuksuz şekilde el koyuldu... Oysa Kamboçya'da ZAMAN ÜNİVERSİTESİ'nde bir çok FETÖCÜ hain var... Bunların pasaportlarına el koydurmayan Tayyip benim pasaportuma el koydurdu... Aslında bir anlamda mutluyum, çünkü amacıma ulaşmışım ve pasaportuma el koyduracak kadar karşı devrimci hainleri hoplatmışım...
Sizin çok iyi bildiğiniz gibi; Tayyip'in FETÖCÜLERİ iade ettirmek gibi bir derdi olmadığını, çünkü kendisini Türkiye'nin başına bela eden emperyalizmin, kuklalarını asla cezalandırmayacağını azıcık beyni olanlar biliyor, görüyor...
Saygılarımla sayın Yılmaz Özdil...
CEM AKKILIÇ
Kamboçya Göçmenlik Tutukevi
Türklerin kalite sorunu...
Bunun iki nedeni var... İlki; eğitimsizlik... İkincisi; fakirlik...
Eğitimsizlik zaten kalitesizliği getirir... Tartışmaya bile gerek yok... Fakirlik daha korkunç... İnsanlar günü kurtarma peşinde... En ufak punduna getirdiğinde, hırsızlığa eğilimli... Hırsızlık yapamıyorsa, beleşe başvuruyor...
Peki; ya "eğitimli kalitesizler" ne olacak?!.. Onları yok sayamayız çünkü onlar bu toplumun bir bölümünü oluşturuyorlar...
İnsanlara eğitimli, eğitimsiz dikkatle bakın, hep bir vaad ve söz de bulunuyorlar... Sürekli onu yapacağım, şunu edeceğim, aman sen merak etme...
Bugün Türk insanının en büyük kalite sorunu verdiği sözleri tutmamasıdır... Yerine getirebileceği ya da getiremeyeceği her şey için söz verir... Bu yazıyı okuyanlar, iddia ediyorum bu hafta içinde en az iki defa aldığınız sözler yerine getirilmedi ve sizler aynısını yapıp, sözlerinizde durmadınız...
Eğitimin, bu noksanlığı giderecek ölçüde etkinliği olmadığı açık ve bu " toplumsal sorun" yeni değil...
Houstan'da yaşayan DNA mühendisi üvey kardeşim yıllar önce bu durumu, Türklerin değişen ya da daha doğru tanımlamayla "değiştirilen genetik kodlarıyla" ilişkilendirmişti...
Ben durumu dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım... Psikologların bu konuda söyleyecekleri çok şeyleri olmalı...
Cem Akkılıç
10 Ekim 2018
YEhudi sorunu...
Mavi beyaz "İtrail" bayrağı sembollü Wordpress reytinglerde çok üstlerde olan blog sitemi geçen ay kapattı... Zaten koskoca internette iki adet blog servisi Wordpress ve Blogger var ve
ikisi de YEhudilere ait... Bir üçüncü servis açılmıyor, açmak isteyen olursa da önce satın alınıyor kabul etmezse ölümle tehdit ediliyor... Blogger, you tube, Whats App, NOKIA ve daha bir çok platform ilk başta YEhudilere ait değildi... Kimse yumurtlayan tavuğunu satmak istemez...
Bir de CEM AKKILIÇ ismi kara listeye alındı... Milyonlara ulaşırsanız kara listeye girersiniz... Bunu da arada belirtmiş olayım...
Hiç düşündünüz mü?!.. Neden hiç Atatürkçü wordpress blog yok?!.. Çünkü ya kapatılıyorlar ya da YEhudi google'ın SANDBOX hapishanesini boylayıp, arama sonuçlarında görünmüyorlar...
Hâlâ "şikayet sistemine" inananlar var Atatürkçüler içinde... Şikayet sistemi YEhudilerin Atatürkçüleri susturması için sadece bir bahane. Atatürk'e pezevenk diyen bir YEhudi mezhepli İslamcı AKP'li hainin you tube kanalı binlerce defa şikayet edildi... Sonuç?!.. Kanal hâlâ açık olduğu gibi, bir de önerilen videolarda herkesin gözüne sokuluyor...
Peki bir çözüm var mı?!.. Maalesef yakın dönemde yok... Hele AKP gibi YEhudi temsilcisi bir peşkeşçi "garabet" Türkiye'ye çöreklenmişken soruna çözüm umudu maalesef yok...
Misal; Dünyada binlerce cep telefonu markası var (Sadece Samsung ve I phone'u bilenler çoğunlukta) ve bu binlerce cep telefonu YEhudi malı google'ın Android işletim sistemi ile çalışarak, YEhudilere milyarlarca dolar "reklam kazancı" sağlıyor... Alman malı akıllı cep telefonu Telefunken'de, Japon malı akıllı cep telefonları da o uğursuz google işletim sistemi ile geliyor...
Dahası ele geçirdikleri ülkelerde başa getirdikleri "hain kuklaları" parlatmak için müthiş bir fırsat sunuyor cep telefonları...
Siz bir Kore malı cep telefonu satın aldığınızda "sadece bir defa", cihazın satışından para kazanıyor Koreli... Sonra cep telefonunuz ömrünü doldurana kadar google ve Android ile çalıştığı için her gün aç gözlü YEhudilere ortalama üç ile yedi dolar para kazandırıyor... Çünkü kullandığınız tüm uygulamalar her tarafından google reklamı fışkırtıyor...
Dünyada yaklaşık beş milyar cep telefonu olduğuna göre her cep telefonu kullanan insan YEhudi'nin birer kumbarası haline geliyor...
Zaten YEhudi Bill Gates'in MOSSAD'ın yardımıyla Finli NOKİA'yı satın alıp yok etmesi, yukarıda anlattığım nedenlerden dolayıdır...
Günün birinde; artık ben de bir web sitesi açıp, reklamlardan para kazanayım derseniz, yine karşınıza aç gözlü YEhudiler çıkıyor... Çünkü dünya genelinde reklam pastasının yüzde doksan altısı google'ın "adsense" şirketine ait... Atatürkçü isrniz ve Atatürk'e hakaret etmiyorsanız sitenizin google'da üstlere çıkma şansı sıfır... Dolayısıyla reklam geliriniz de buna bağlı olarak sıfır olacaktır...
YEhudi sorunu öyle Hitler gibi YEhudiler tarafından "beslenip", YEhudileri öldürerek dünyaya "YEhudi mağduriyeti" yaymakla çözülemez... Çözüm büyük Atatürk'ün "büyük NUTUK'undadır...
İlginçtir; benzer mağduriyet İslamcılar'da da hiç bitmez...
Emperyalizmi sadece Amerika zannedip, Amerika'yı parmağında oynatan belli başlı para babası YEhudileri görmeyen aptallarla, emperyalizm, yani YEhudi sorunu çözülmez...
Son söz; ülkemizin doğal kaynakları tamamen kuruyana kadar YEhudi işgali devam edecek ve tüm güçleri ile İslam'ı yaymaya devam edecekler...
Atatürk bu tehlikeyi görmüş, YEhudi (emperyalizm) işgalini durdurmuştu...
Hem gerçek yaşamda hem de internette Atatürkçülerin sansüre uğrayıp, dincilerin parlatılması durup dururken değil yani...
CEM AKKILIÇ
26 Eylül 2018





























